JOLLY JOKER SADAKAT PROGRAMI İLE DENEYİMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR!

Jolly Joker Sadakat Programı ile müzikseverleri sevdikleri sanatçılar ve etkinliklerle daha güçlü bir şekilde buluşturmayı hedefliyoruz. Yeni dönemde kişiye özel kampanyalar ve deneyimler ön planda olacak.

Jolly Joker müdavimleriyle büyüyen bir bağ

Aynı sahnenin önünde yeniden buluşmak, sevdiğin şarkıya bu kez başka bir arkadaşınla eşlik etmek, bir sonraki konser için yine aynı yere sözleşmek… Jolly Joker’de müdavim olmak biraz da böyle başlıyor. Geceler değişiyor, sahnedeki isimler değişiyor; yeniden gelme isteği kalıyor.

JJ Entertainment Satış ve Pazarlama Direktörü Berke Civan, EKOTÜRK’te yayınlanan Her Şeyin Ekonomisi programında Jolly Joker’in müdavimleriyle kurduğu bu yakınlığı anlatıyor. Söyleşide paylaştığı sadakat programı hazırlıkları da yıllardır devam eden bu ilişkiden besleniyor.

Bir telefon kadar yakın

Civan’ın söyleşide verdiği bir örnek, müdavimlerle kurulan bağı anlatmaya yetiyor: Yıllardır Jolly Joker’e gelen bir misafirin mekânı arayıp geleceğini haber vermesi. Kısa bir telefon görüşmesinin içinde tanışıklık, güven ve daha önce paylaşılan geceler var.

Civan, bu misafirlerle kurulan yakınlığı anlatırken aile benzetmesini kullanıyor. Çünkü yıllar boyunca aynı mekânda buluşmak, birbirini tanımayı da beraberinde getiriyor. Konser için açılan bir telefon, zamanla tanıdık bir yere haber vermenin rahatlığını taşıyor.

Jolly Joker’in sadakat programına yaklaşımının çıkış noktasında da bu ilişki yer alıyor. Yeniden gelen misafirleri tanımak, onlarla iletişimi sürdürmek ve yıllardır oluşan müdavim bağını gözetmek, söyleşinin öne çıkan konuları arasında.

Sadakat programının arkasındaki hazırlık

Berke Civan, söyleşide sadakat programı üzerinde üç dört yıldır yoğun biçimde çalışıldığını aktarıyor. Sürecin neden zamana yayıldığını anlatırken de projeyi tam olarak istedikleri biçimde hayata geçirme hedefini vurguluyor.

Bu hazırlığın temelinde, Jolly Joker’e uzun süredir gelen bir kitlenin varlığı bulunuyor. Civan’ın anlattığı üzere marka, yıllar içinde kendisiyle yakınlık kurmuş misafirlerini daha iyi tanımayı önemsiyor. Sadakat programı da bu nedenle öncelikli çalışmalar arasında ele alınıyor.

Söyleşi, programın hazırlık sürecine ve arkasındaki düşünceye odaklanıyor. Katılım adımları ve sunulacak avantajlar bu kesitte paylaşılmıyor. Öne çıkan nokta, müdavimlerle kurulan ilişkinin programın merkezinde yer alması.

Müdavimleri daha yakından tanımak 

Sevdiği sanatçının her konserine gelen de var, arkadaşlarıyla bir akşam planı yapmak için takvime bakan da. Jolly Joker’le kurulan ilişkinin herkes için farklı bir başlangıcı olabiliyor.

Civan’ın misafir kitlesini doğru biçimde gruplandırmaya yaptığı vurgu, bu farklılıkları anlamaya yönelik bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Müdavimleri daha yakından tanımak, onlarla kurulan iletişimi de bu tanışıklık üzerinden düşünmek anlamına geliyor.

Söyleşide değişen dünyada insanların ilgisini canlı tutmanın zorlaştığına da değiniliyor. Civan’ın bu değerlendirmesi, marka ile misafir arasındaki iletişimin neden önem taşıdığını açıklıyor. Yıllardır gelen bir müdavimle bağı sürdürmek, onun Jolly Joker’le kurduğu ilişkiyi anlamayı gerektiriyor.

Bir sonraki buluşmanın planı

Bazen aylar öncesinden beklenen bir konser, bazen hafta içinde arkadaş grubuna atılan bir mesaj, yeni bir buluşmanın başlangıcı oluyor. Birlikte söylenen şarkılar da bir sonraki planın bahanesine dönüşüyor.

Berke Civan’ın EKOTÜRK söyleşisinde anlattığı müdavim bağı, bu tekrar eden buluşmalarda karşılık buluyor. Sadakat programı hazırlıkları, yıllar içinde gelişen bu yakınlığı daha yakından ele alıyor.