Nilipek & Back On Stage Söyleşisi!

Nilipek neler anlattı?

Hayat hikayesini şarkılara dönüştürdü ve iki albümde yayınladı müzisyen Nilipek. Albümü Mektuplar I, ilkbaharı yansıtıyor. Mektuplar II ise şu sıra tadını sonuna geldiğimiz yaz mevsimini… En son Ezginin Günlüğü için hazırlanan 40 Yıllık Şarkılar albümü için Papatya şarkısını seslendirdi.  Dijital müzik haberi yayıncısı Back on Stage’in Nilipek’le röportaj yaptı. Söyleşiden tadımlık bir bölüm…

- Son albümünü ikiye ayırarak farklı tarihlerde yayınladın. Kasetin iki farklı yüzü gibi… Bu farklılığı tercih etmenin sebebi nedir?
İki bölüm arasında karakterin algılarında da bir farklılık var: İlk bölüm bilinci biraz daha kapalı, kendini olduğundan farklı biri olarak bulan ve ne olduğunu anlayamayan, umutsuzluğa kapılmış, biraz hissizleşmiş bir karakter var. İkinci bölümde ise karakter bir uykudan uyanmış gibi.

- Yaşadığın olayları ne zaman anlatmaya karar verdin, bu zincir neyden sonra kırıldı?
Önce yazmaktan korkmamaya başladım; bir şeyleri tüm açıklığıyla yazıya dökmek biraz korktuğum bir şeydi. Ya biri okursa, ya birini üzersem, ya bir şeyi açıklamam gerekirse diye diye çok fazla sansür uyguladım kendime günlüklerimde bile. O yüzden olayların etrafından dolanıyordum çoğunlukla, ilk iş onu kırmak oldu. Bir de kendi derdimi küçümseme eğilimim vardı biraz, duygularımı ya da olayları açık açık yazdığımda fazla dramatikleştirdiğimi düşünüp kendimi durduruyordum. Düşününce ben yazsam bile şarkıların benim uzun vadede benim hikayemle değil dinleyenlerin kendi hikayeleriyle, kendi zaman dilimleriyle birleşeceğini fark ettim. Kendi dinlediğim, sevdiğim şarkıların, sanatçıların üzerine düşünmek biraz rahatlattı beni.

- Karantinadayken yayınladığın albüme gelen tepkileri, değeri nasıl ölçüyorsun?
Ölçemiyorum. (Gülüyor) Gelen mesajlar, yorumlar var tabii. Belli rakamlar da görünür durumda ama bir konserde insanların yüzünü görmeden emin olmak imkansız benim için. Bir de aslında bunu biraz uzun vadede anlayacağımı düşünüyorum. Eğer bir yıl sonra, iki yıl sonra hâlâ şarkıları dinleyenler varsa ya da belki yıllar sonra biri bana gelip albümle ilgili bir şeyler söylerse o zaman bir şeyleri doğru yaptığımızı anlayabilirim.

- “Yaraları alıp başka hoşluklara dönüştürüyoruz elbirliğiyle, sonra size veriyoruz. Hepsine yeni yaralardan yeni hikayeler ilişiyor” dedin. Dinleyicilerine bu şekilde dokunmayı nasıl başarıyorsun?
Dokunabiliyor muyum? Dokunabiliyorsam ne güzel. Belki biraz bunu gerçekten istemekle alakalıdır. Dinlediğim şarkılar hep çok iyi dostluk etti bana, ben de şarkılarım öyle olsun istedim hep. Şarkıların ilk çıkış anı çok kişisel oldu şu ana kadar, belki de o yüzden kurulan duygu ortaklıkları çok değerli benim için.

- Aynı ekip demek istemiyorum çünkü çok uzun bir süredir berabersiniz. Hep aynı aileyle yolda olmak nasıl bir duygu bu parçalarını nasıl etkiliyor?
Güven sanırım en baskın duygu; birbirimize çok güveniyoruz, bu da özellikle şarkıların düzenleme sürecinde birbirimizi hızlıca tamamlayabilmemizi sağlıyor. Bir de birlikte yanlarında olmayı çok seviyorum, çok gülüyoruz beraber. Şarkıların yazılma aşaması tabii ki çok yalnız geçen bir zaman dilimi, ama sonrasında birlikte bir şeyler yapacak olmanın heyecanı belirginleşiyor hemen. O şarkıları beraber kaydedecek olmak, sahnede çalmak, provalar, yollar…

Daha fazlası www.yellowbos.com’da!